Bu sayfada, Avrupa’da araç kiralarken özellikle dikkat ettiğim ve uyguladığım yöntemler ile Avrupa’da araç kullanırken edindiğim bazı bilgileri paylaşıyorum. Umarım sizler için de faydalı olur:

Avrupa’da araç kiralarken her zaman en düşük modele yakın ama minimumda ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir araç tipi seçiyorum. Genelde:

  1. GPS’i olmayan, manual vitese sahip Mini bir araç olmasına
  2. Ancak sınırsız kilometre yapabileceğim (unlimited mileage)
  3. ve hırsızlığa karşı koruması (theft protection) ve Hasar Sorumluluk Güvencesi (Collision Damage Waiver) I olan

bir araç seçiyorum. “a” maddesinde yazdıklarım ilk bakışta konforsuz bir yolculuğa ait bir planlama yapıyor olduğumuzu gösterse de aslında burada maliyeti aşağıya çekmek adına bir risk alıyorum. Şöyle ki: Avrupa’da bugüne kadar kaç kere araç kiraladıysam, her seferinde her ne kadar GPSsi olmayan, manuel vitesli Mini bir araç için rezervasyon yaptırsam da, araç kiralama şirketlerinde hemen hemen hiçbir zaman böyle bir araç olmuyor ve bize ödemesini yaptığımız fiyattan daha üst sınıfta ve daha donanımlı araç sağlıyorlar. Ancak bu yöntemi Doğu Avrupa ülkeleri için tavsiye etmiyorum zira Prag’da (ki bu seyahatte bizim başımıza gelen tam da bu oldu) hangi aracın rezervasyonunu yaptıysak bize ona yakın bir araç verdiler.

Hasar Sorumluluk Güvencesi (Collision Damage Waiver) hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum. Bu güvence sizin belli bir tutara kadar (liability) olan hasarlarınızı kendinizin karşılamasını ancak oluşan hasarın, bu aşımın (liability) üzerine çıkması durumunda ise sigorta poliçeniz kapsamında aşımın üzerindeki ücretlerin sigorta şirketi tarafından karşılanacağını belirtmektedir. Örnek olarak 800€ luk bir aşım bedeline sahip bir poliçeniz var ise ve günün sonunda yapmış olduğunuz hasarın bedelinin 1,700€ olduğu ortaya çıkarsa, sizin 800€ sigorta şiketinin de 900€ luk bir ödeme yapacağı anlamına gelmektedir.

  1. Araç kiralarken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta, araç kiralama şirketinin seyahat etmeyi planladığınız ülkelere geçiş izni veriyor olduğunu muhakak kontrol etmeniz gerekiyor. Aksi takdirde olası bir kaza durumunda sigorta poliçesinin kapsamı dışında kalabilir ve daha da kötüsü kaza veya arızalanma durumlarında ihtiyaç duyacağınız yardımları edinme de güçlük çekebilirsiniz. Dolayısı ile bu konuda taviz vermeden kiralama şirketinin yönergelerini takip edin derim. Araç kiralama şirketleri genelde aracın seyahat edebileceği ülkeleri tek tek belirtmektedir, belirtmemiş olmaları durumunda seyahat planlamanızı riske atmayın ve rezervasyon konfirmasyonunda bu bilgileri belirtecek bir kiralama yapmanızı öneririm.
  2. Avrupa’da serbest dolaşım olduğu ve ülke sınırlarını herhangi bir duraklama yapmadan aracınız ile rahatça geçebiliyorsunuz. Ancak bazı ülkeler kullanmakta olduğunuz aracınız başka ülke’ye ait ise sizden otoyol kullanım ücreti talep etmektedir. Bunun için de sınırlara yakın benzin istasyonlarından, marketlerden veya sınır noktasının hemen öncesinde bulunan gişelerden Vignette (bandrol) almanızı şart koşmaktadır. Transit geçeceğiniz bir ülke için olsa bile, nasıl olsa geçip gideceğim düşüncesi ile bu bandrollerden almayı ihmal etmemenizi öneririm zira ülkesine göre değişmekle beraber otoyol kameralarından, aracınızın ön camına yapıştırma zorunluluğu bulunan bandrolun olmadığının tespit edilmesi halinde kesilecek olan ceza gecikmeli de olsa kiralama şirketinize gelecek ve onlarda kredi kartınızdan tahsilat yapacaklardır.
  3. Bazı Avrupa ülkelerinde bandrol uygulaması bulunmamaktadır. Bunun yerine ülkemizde olduğu gibi otoyol geçişlerinde ücret ödemesi yapacağınız gişeler bulunmaktadır. Örneğin İtalya’da uygulama bu şekilde ve İtalya’da otoyol geçişleri hiç de ucuz değildir. Bunun nedeni otoyol yapım malilyetlerinin yerine göre pahalı olmasıdır. Avusturya’da ise her iki uygulama da bulunmaktadır. Hem yabancı plakalı bir araç kullanıyorsanız bandrol almanız gerekmektedir hem de bazı otoyollar yukarıda belirttiğim gerekçeden ötürü geçişi ilaveten ücretlidir.
  4. Hız sınırlamalarına şehir içi ve otoyollarda her zaman uymanız beklenmektedir. Yine ülkesine göre değişmekle beraber oldukça yaygın bulunan kameralı hız tespit sistemleri size hemen cezayı kesecektir. Tabii ceza bir yana Almanya’da hız sınırı olmayan otobanlar hariç, herkesin hız limitlerine uyduğunu görünce siz de ister istemez için de bulunduğunuz kültürün etkisine kapılıp hız limitlerine uyan örnek bir vatandaş profiline bürünüyorsunuz, her ne kadar Türkiye’de trafik canavarı olsanız bile.
  5. Kendinden “start on ve off” olan araçlar oldukça yaygın Avrupa’da. Çevreyi gereksiz karbon salınımdan korumak için buna fazlasıyla önem veren ülkeler bulunmakta. Özellikle Belçika’da kırmızı ışıkta beklerken aracınız çalışıyorsa, başka araç sürücülerinin çok kaba ve kinayeli bakışları ile karşılaşabilirsiniz. İsviçre’de de bu konuya özellikle dikkat etmeniz bu bakışlarla karşılaşmamak için iyi olur.
  6. İsviçre’de her daim farlarınızın açık bulunması yasal bir zorunluluk. Eğer bizim gibi yolunuz İsviçre’ye düşerse bunu atlamayın yoksa ceza yiyebilirsiniz. İsviçre ile ilgili, her ülkede sıkı denetlendiğini görmediğim ancak bizi Almanya’dan İsviçre’ye geçerken durdurup ülkeye geçişimize izin vermedikleri kural ise 7 yaşındaki oğlumuz için koltuk yükselticisinin bulunmaması oldu. Birçok ülkede olduğu gibi 12 yaş veya 150 cm altı için bebek koltuğu veya yükseltici kullanma zorunluluğu ilk defa bu ülke polislerinin dikkatine takılmıştı. Neyse ki 20-25 km kadar Almanya içlerine geriye doğru aracımızı sürüp büyük bir hipermarketten yükseltici bulup satın aldık ve aynı sınır görevlileri, ikinci kez sınır geçiş denememiz esnasında, tabii Doğu Avrupa plakalı bir araç içerisinde olduğumuz için ayrıca dikkatlerini çekmekteyiz, bizi yine durdurdular ve pasaportlarımızı kontrol ettikten sonra geçişimize bu sefer izin verdiler. Eğer ki sınırı akşam hipermarketin kapanış saatinden sonra geçmeye kalkışıyor olsaydık bu bizim için bütün bir gün kaybına yol açacak plansız ve de yorucu bir tecrübe olacaktı. Bu yüzden İsviçre’ye araçları ile geçeceklere bu konuyu önemsemelerini öneririm.
  7. Otoyollardaki benzin istasyonlarında alacağınız benzin fiyatı, şehir içlerinde alacağınız benzin fiyatlarından pahalı olabilir. Örneğin Avusturya’da uygulama bu şekilde. Bu yüzden otoyola girmeden önce deponuzu doldurmanızı öneririm.
  8. Prag’da araç kiralarken, birçok araç kiralama sitesinde AB üyesi olmayan ülke vatandaşlarından Uluslararası Sürücü Belgesi Talep edildiği yazmaktadır. Biz seyahatimiz öncesi bu belgeyi alıp almamayı çok düşündük. Zira şu ana kadarki bütün seyahatlerimizde böyle bir belge ihtiyacı gereksinim olarak karşımıza çıkmamıştı. Bunu Çekya’nın bir doğu Avrupa ülkesi olmasına bağladık. Türkiye‘de bu belgeyi vermeye yetkili tek kuruluş olan Turing ve Otomobil kurumu (www.turing.org.tr) bu belgeyi ilk defa alacaklar için 1 yıllığına tek sürücü için yaklaşık 800TL karşılığı sağlamaktadır. 2 sürücü için vermemiz gereken toplam bedel 1,600 TL olduğundan dolayı biz açıkcası Avrupa ülkelerinde şu ana kadar birçok kere araç kiralamış olmamızın verdiği özgüven ile ve ehliyetlerimizin yeni tip yani çipli olmalarından da dolayı Uluslararası Sürücü Belgesi almamaya karar verdik. Bu kararımızdan da pişman olmadık zira ne araç kiralarken ne de polis kontrol noktalarında (İsviçre’ye girerken durdular) bir sorun teşkil etmedi.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir