Ertesi gün artık Bern’den de ayrılma vakti gelmişti ve geceyi geçireceğimiz Innsbruck’a varmadan önce bu seferki durağımız Liechenstein’dı. Liechenstein Avusturya ve İsviçre arasında oldukça küçük bir yüzölçüme sahip monarşi ile yönetilen bir ülke. Ülkede sadece 40,000 kişi yaşıyor ve bizim de gezdiğimiz başkentinin adı Vaduz. Her ne kadar Bern’den 2,5 saatlik bir yolculuktan sonra buraya ulaşmış olsak da varışımız sabah saatlerine denk geldiği için çok fazla bir kalabalık olmadan şehirde hızlıca bir tur attık. Liechenstein’ın turistler için çok cazibe merkezi olmadığını belirtmeme izin verin ancak yolunuz düşerse de bizim gibi kısa bir mola vermek size de iyi gelecektir.
Vaduz’da gezilecek yerler arasında St. Florin Klisesini, bizim gidemediğimiz ülkeyi yöneten prensin de yaşadığı şehre hakim Vaduz kalesini ve Vaduz’un biraz güneyinde yer alan Gutenburg kalesini sıralayabiliriz. “Stadtle”de yani kasaba meydanında atacağınız bir tur size yerel havayı da teneffüs etmenizi ve dilerseniz ufak çaplı alışveriş yapmanıza da olanak tanıyacaktır.
Bunun dışında Vaduz’da yazın doğa yürüyüşü ve bisiklet, kış aylarında ise kayak yapma imkanı da bulunmaktadır.

2019 yılının bu ülke için de ayrı bir de önemi var. 2019 yılı Liechenstein’ın kuruluşunun tam 300. yılı. Ülke 1719 yılında Roma imparatorluğu zamanında edindiği bağımsızlığını halen belli kurallar çerçevesinde sürdürmektedir. Bizim ülkeyi ziyaret ettiğimiz 18 Ağustos gününün sadece 3 gün öncesindeki 15 Ağustos günü olan ulusal tatilleri esnasında da kapsamlı kutlamalar gerçekleşmiş.
