Ertesi gün istikametimiz bu sefer yine 1 gece konaklayacağımız Salzburg olacaktı ancak yolumuzu biraz uzatıp doğal güzelliği ile ön plana çıkan Zell Am See Kasabasına gitmeye karar vermiştik ve iyi ki de öyle yapmışız doğrusu. Burası gerçekten görsel bir doğa şöleni. Alp dağlarının eteklerinde yer alan, sessiz, sakin ve yıl boyu yaz kış demeden birçok aktivite gerçekleştirebileceğiniz, bu yüzden de turistlerin oldukça  rağbet ettiği görülmesi zorunlu bir yer Zell Am See.

Gölün tamamen olmasa da kasabaya açılan kıyı çevresi tahmin edebileceğiniz gibi yürüyüş yolu ile çevrili. Burada ebatları değişmekle beraber genelde 3-4 kişilik botlar ile göl üzerinde tur atmanız mümkün. Ayrıca kıyı şeridinde küçük yeme içme yerleri de mevcut.

Burası aynı zamanda bir kayak merkezi. Kayak pistlerinin toplam uzunluğu 138 km ve anladığım kadarı ile zorlu ve dik parkurları çoğunlukta. Gölün manzarası ise kelimenin tam manası ile müthiş.

Kasaba merkezi ise oldukça hareketli ve yoğun. Klasik Avusturya mimarisine sahip yapıların dizildiği sokaklar insanlarla dolu. Göle girmek dahil, ki Zell Gölünün kaynak suları ile beslendiği için bölgedeki diğer göllere göre daha sıcak olduğu söyleniyor, burada doğa yürüyüşü, bisiklet ve golf gibi birçok aktivite gerçekleştirilebilindiğinden, insanlar tarafından özellikle birkaç günlük konaklamalar için tercih edilen bir yer. Kasabasında bu kalabalığa karışıp dolaşmak ve öğle yemeği vaktini burada hafif birşeyler yiyerek geçiştirmek bize iyi gelmişti

Ayrıca, biz gitmedik ama Zell Am See’den 20 dakikalık sürüş mesafesinde bulunan Kitzsteinhorn’a da gitmek isteyebilirsiniz. Burada 2 adet seyir terası mevcut. Birincisi Salzburg’un en yüksek noktası olan 3,029 metrelik rakıma sahip ve kayak pistleri manzaralı; diğeri ise dağın öbür tarafındaki manzaraya hakim ve bu platforma 300 metrelik bir tüneli geçerek ulaşılabiliyormuş. Zaman ayırabilecek olanlarınız için bilgilerinize.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir